Nuri Bilge Ceylan, Türk sinemasının son dönemlerde en çok beğenilen ve en çok adından bahsedilen yönetmenidir. Senaryosunu yazıp yönettiği filmlerin hemen hemen hepsi Türkiye’de veya uluslararası festivallerde gösterilmiş ve ödülle dönmüştür. Nuri Bilge Ceylan, abartılı ışık oyunları, son teknoloji ürünü teknik ekipmanlar veya sürekli aksiyon kullanılmadan da bir filmin ayakta durabileceğini kanıtlamış, Türkiye sinemasının özellikle son on beş yılını kendi eline alıp yeniden yazmıştır.

Kırsalda Devam Eden Hikaye

Nuri Bilge Ceylan, filmlerinde genellikle kırsaldaki insanların masumiyeti ile ikili ilişkilerde sergiledikleri bencillikleri göstermeyi sever. Kişiler arasındaki ego savaşları, duygusal çatışmalar, verilen ama bir sebepten ötürü tutulmayan sözler, değişen imgeler ve mevsimler Nuri Bilge’nin sıklıkla kullandığı temalar arasındadır. Bu sayede yönetmen, insanların aslında özünde kendilerinden sakladıkları gerçeği, aslında nasıl bir karakter olduklarını günlük hayatın kırsaldaki pratikleri üzerinden anlatmaya çalışır. Nuri Bilge Ceylan, aslında her yeni filminin eskisinin devamı olduğunu fakat insanların değiştiğini, anlattığı hikayenin de başka bir evresine girildiğini söyler.

Nuri Bilge: An’ı Yönlendiren Yönetmen

Sinemaseverler tarafından Nuri Bilge’nin aldığı en büyük eleştiri, filmlerinin fazla durağan bulunmasıdır. Fakat yönetmen bu eleştiriye, gerçek hayatın da kimi zaman hiç akmıyor gibi hissettirecek kadar durağan olduğunu, her istediğimizin anında gerçekleşmediğini söyleyerek cevap verir. Nuri Bilge Ceylan, filmlerinde ardı ardına sarsıcı sahneler kullanmak yerine, hayatın günlük akışını seyirciye göstermeyi tercih edip, kendilerini bu akışın içine yerleştirebilmelerini bekler. Yemek masası, bulaşık yıkayan kadın figürü, televizyonun karşısına geçen erkek karakterler, davarını güden bir çoban veya ip atlayan çocuklar Nuri Bilge’nin filmlerinde, seyirciyi filmin içine sokabilmek için başarılı bir şekilde kullanılır. Dolayısıyla bu an’lar uzun sürse de, seyircinin kendi hayatından bir an ile bu sahneyi özdeşleştirmesine yardımcı olur.

Nuri Bilge’nin Gözünden Uçsuz Bucaksız Arazi Fotoğrafları

Nuri Bilge’nin filmlerinde en çok beğenilen bir diğer özellik de ışığı yeteri kadar ve kusursuz bir şekilde kullanıyor olmasıdır. Üniversite yıllarında fotoğrafçılık eğitimi alan yönetmen, filmlerinde bu altyapıyı da olabildiğince kullanır. Doğanın kendiliğinden sunduğu yansımalara, kontrastlara ve hareket hallerine birçok sahnede uzak çekimlerle yer veren yönetmen, günbatımı veya gündoğumu gibi kırsalı özgünleştiren renk geçişlerini de seyirciye sunar.