Türk sinema ve dizi sektörünün son on yılda hızlı bir gelişim gösterdiği bilinmekte. Türk yönetmen ve yapımcılar tarafından hazırlanan projeler, Avrupa ülkelerinde, Arabistan Yarımadası’nda, Balkan ülkelerinde ve Latin Amerika’da aktif olarak seyirciyle buluşmakta. Bu sayede Türkiye sinema ve dizi endüstrisinin başarısı ve tanınırlığı artmakta. Fakat bu başarı aslında yılların birikiminin ve çalışmasının bir sonucu olarak karşımıza çıkıyor. Önce beyaz perdede sonrasında da televizyonlarda gösterilip seyircinin büyük beğenisini toplayan filmler arasından kısa bir seçki hazırladık sizler için.

Vizontele

Yönetmenliğini Yılmaz Erdoğan ve Ömer Faruk Sorak’ın yaptığı Vizontele filmi, kasabalarına ilk defa televizyon geleceği haberini alan kırsaldaki insanların mutluluğu, tatlı telaşı ve beklentileri üzerinden yürüyor. Fakat, televizyon kullanmak, barındırmak veya onunla fazla geçirmek birtakım insanlar tarafından hoş karşılanmıyor. Vizontele bölge halkının bu konudaki beklenti ve sorgulamalarını son derece başarılı bir şekilde seyirciye aktarıyor. Karakterler arasındaki abartısız ve samimi diyaloglar, güldürü öğelerinin karakterleri yermeyecek şekilde kullanılması, yereldeki yaşamın bütün gerçekliği ile yansıtılması, seyircinin Vizontele’yi sevmesindeki unsurlar arasında sayılıyor. Vizontele serinin ikinci filmi ile de devam edip, sinema seyircisini sevindirdi.

Beynelmilel

Türkiye toplumu için ağır bir travma etkisi yaratmış olan 1980 askeri darbesinin, kırsaldaki insanların yaşamlarını ne denli etkilediği duygusal ve cesur sahneler üzerinden seyirciye sorgulatılıyor. Sırrı Süreyya Önder ve Muharrem Gülmez’in yönetmenliğini yaptığı film, dram gibi gözükse de kırsaldaki müzisyenler arasında geçen diyaloglarda oldukça komik anlara sahne oluyor. O dönem yapılan kötü muameleler, haksızlıklar filmde sergileniyor ve seyircinin tasarrufuna bırakılıyor. Bu sebeple Beynelmilel filmini seyirci sahiplenmiş ve uzun süre gündemde tutmuştur.

Mandıra Filozofu

Modern zamanların kalabalık büyük şehirlerinde yaşayan beyaz yaka çalışanların içinde bulunduğu hayata bir eleştiri olarak tasarlanan film, aslında sadece kırsaldaki hayat pratiklerini ön plana çıkararak eleştirel bir portre çiziyor. Bir televizyon dizisinde yine yoğun hayat temposunu eleştiren ve onun yerine filozof olmayı seçen bir karakteri oynayarak halkın sevgisini ve takdirini toplayan Müfit Can Saçıntı, Mandıra Filozofu filminde hem senarist hem de yönetmen koltuğuna oturuyor. Paraya, fazla çalışmaya ve strese karşı olan Mandra Filozofu, çeşitli güldürü öğeleriyle seyircileri güldürürken düşündürtmeyi de ihmal etmiyor.